Karanlıkta bir adım atarsın; ayağının altında zemin var mı yok mu bilmezsin, ama atarsın. İnanmak da budur; kanıt değil, adımdır. İnanan insan, ayağının altını görmeden yürümeye razı olandır.
inanmak
fiil · 3 anlam · bir tanesini akımlamet.
düş.
Paraşüt sırtında katlanmış durur; açılana kadar bir bez parçasıdır. Açılacağını bilmezsin, sadece atlarsın. Bazı inançlar, açılana kadar anlamsızdır. İpini çekmek için hâlâ düşüyor olmayı göze alabilir misin?
met.
Gözlerini kapatıp arkana yaslanırsın; sandalyenin orada olduğunu görmezsin, sadece sırtınla hissedersin. Görmeden kabul ettiğin tek şey, bir sandalyeden fazlasıdır. İnanç, düşmeyi reddeden bir sırtın boşluğa yaslanmasıdır.
bk.
kusku
— suphe
boş bir terminal
inanmak için burada olmayan bir anlam var mı? Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.
// her ziyaretçi tek bir anlamı öne çıkarabilir.