Aydınlığın Perdesi
Kumaş, güneşi durdurmaz; sadece yumuşatır, dağıtır, içeri sızan her ışını altın rengine boyar. Bazı insanlar da gerçeği karartmaz; sadece katlanabilir hale getirir. Perde, ışığı kırmadan süzendir.
Kumaş, güneşi durdurmaz; sadece yumuşatır, dağıtır, içeri sızan her ışını altın rengine boyar. Bazı insanlar da gerçeği karartmaz; sadece katlanabilir hale getirir. Perde, ışığı kırmadan süzendir.
Açık pencerenin önünde şişer, kabarır, görünmez bir elin nefesini taşır; rüzgar geçer, perde havalanır, sonra eski haline sessizce geri döner. Bazı duygular da böyledir; ansızın kabarır, seni sarar, sonra hiçbir şey olmamış gibi sakinleşir. Perde, rüzgarın geçici heykelidir.
Kalın kadife kumaş, tiyatro başlamadan önce kapalıdır; arkasında dekorlar, oyuncular, fısıltılar gizlidir. Açıldığında, gerçekle yüzleşirsin. Her yüzleşmenin bir öncesi vardır; o an, kalın bir kumaşın ardında bekler. Hangi gerçeği, perde açılmadan hemen önceki o karanlıkta bıraktın?
perde için burada olmayan bir anlam var mı? Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.
// her ziyaretçi tek bir anlamı öne çıkarabilir.