Gözyaşı yanaktan süzülürken ses çıkarmaz. Ama düştüğü yeri belli eder; yastık ıslanır, gömlek leke tutar. En ağır itiraflar sessizce yapılır; çünkü ses, acıyı hafifletir. Sessizlikse kanıt bırakır. Sessizce ağlayan insan, acısını sese değil, ize dönüştürendir.
düş.
Veda Etmeden Gitmenin Sessizliği
Kapıyı sessizce kapatmak için dilini dişine dayar, nefesini tutarsın. Menteşe ses çıkarmaz, kilit dönmez; sadece boşluk kalır. Asıl gidiş, ardında ses değil, suskunluk bırakandır. Giderken çıkardığın en yüksek ses, hangi sessizliğin içinde kayboldu?
met.
Büyümenin Sessizliği
Tohum toprağın altında çatlar, kök salar, filiz verir; ama yeryüzüne çıkana kadar kimse duymaz. En büyük değişimler, kimse bakmazken olur. Sessizce büyüyen şey, gün yüzüne çıktığında çoktan olgunlaşmıştır.
boş bir terminal
sessizce için burada olmayan bir anlam var mı?
Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.