Dudağını ısırırsın; dişlerin ince deriyi sıkıştırır, acıya rağmen bırakmazsın. Söyleyeceğin o söz, dudaklarının arkasında kalır. Bazı anlarda asıl cesaret, söylemek değil, söylememektir. Cesaret, ağzına kadar gelmiş bir cümleyi geri yutmaktır.
met.
Buz
İnce buzun üzerine basarsın; çatırtıyı duyarsın, ayaklarının altında kırılır ama batmazsın. Ses, korkunun sesidir; yürümeye devam etmek cesaret. Bazı yollar, güvenli olduğu için değil, geçmeye değer olduğu için yürünür. Cesaret, çatırtıyı duyup adım atmaktır.
met.
Yoklama
Karanlıkta elini uzatırsın; duvarı, düğmeyi, boşluğu ararsın. Elin bir şeye değene kadar kördür, değdikten sonra bilir. Bilinmezliğe rağmen uzanmak, bilmenin tek yoludur. Cesaret, karanlıkta elini uzatmaktır.